CAM SANATI HAKKINDA BİLGİ

Tarafından | 12 Eylül 2018

Camın Yapısı

Cam bir maden olarak tanımlanır. Ama diğer madenlere göre de çok önemli bir değişikliği vardır. O da “erime noktası” değil, “yumuşama noktası” olmasıdır. İşte bu önemli özelliği nedeniyle camın içinde bulunduğu ortamın ısısı arttırılırsa gittikçe daha çok sıvılaşır ve akıcılık kazanır. Açıkça görüleceği gibi bu durumu, camı çok değişik yöntemlerle biçimlendirmeye, üfleyerek şişirmeye elverişli olan noktasıdır.

Resim 2.9: Düz cam

Cam, gerçekte yapısı açısından şaşırtıcı yalınlıkta bir maddedir. Silisyum dioksit ve maden oksitlerinin bir karışımıdır. Ama cama özelliklerini kazandıran, onun atom yapısındaki ilginç durumdur. Çünkü bu ilginç özelliğinden ötürü cam ne tam bir sıvıdır, ne de kristal yapılı gerçek bir katıdır. İkisinin arasında yer alan çok özel bir konumdadır. Böyle bir konuma, katılaşma derecesinin altında dondurulmuş bir sıvı tanımlaması yapılabilir. Camın iç yapısı özel araçlarla incelendiği zaman, diğer katılardaki atomların düzgün kristal dizilişinin camda bulunmadığı görülür. Bir benzetme yapmak gerekirse, camdaki atomların dizilişi bir sıvıdaki dizilişte olduğu gibi “rastgele”dir. Ama bir anlamda sıvı olarak nitelendirdiğimiz cam çok kıvamlıdır. İşte bu nedenle de yer çekiminden etkilenmez ve aldığı biçimi korur

Cam, gerçekte bir sıvıdır. Saydamlığı da buradan kaynaklanmaktadır. Bir sıvıda iç sınırlar yoktur. Camın içinden geçmekte olan bir ışık ışını, kırılma ve yansımaya uğramaz. Ama bu ışın yalnızca cam yüzeyini aşarken hafifçe kırılır. Tabii bu özellikler ancak saydam ve nitelikli bir cam için geçerlidir. Yapısında oksitler bulunan camlar, tayfın görünür ışığa ait olan bölümünü geçirir. Camdaki ilginç renklendirmeler bu özellik nedeniyle elde edilebilmektedir. Camın yapısına katılan çeşitli katkılarla camın ışık emme ya da ışık geçirme özellikleri çok şaşırtıcı boyutlara ulaştırılabilir.

Cam Sanatı Hakkında Genel Bilgiler

Camın gelişimine bakılmış olduğunda, ilk olarak uygun kumun bol olduğu ve seramik yapımının geliştiği bölgelerde üretildiği görülmektedir. Seramik yapım tekniğinin gelişmiş olduğu uygarlıklarda örneğin; Mezopotamya’dan Mısır’a ve Doğu Akdeniz’den Anadolu’ya biroldukça yerde cam örnekleri bulunmuştur. İlk örnekler ortalama İÖ 3000‘li yıllara ait çalışmalardır.



Cam, İslam mimarlığına “revzen” denilen alçı pencerelerle girmiş, kandil, bardak, sürahi ve tabak benzer biçimde günlük eşyalarda geniş ölçüde kullanılmıştır. Cam işleri yüzyıl sonlarında “Memluk” ve “Eyyubi” dönemlerinde en parlak düzeyine ulaşmıştır. “Selçuklu” ve “Artuklu” dönemlerinde ise “şemsiye” denilen bombeli camlar üretilmiştir.

Selçuklulardaki cam işlerinin gelişmiş olduğu günümüze ulaşabilen örneklerinden anlaşılmaktadır. Konya Beyşehir Gölü kıyısında Alaaddin Keykubat’ın yaptırdığı
“Kubadabad Sarayı” kazılarında mavi, yeşil, kahverengi, mor, sarı renkli yuvarlak veya bombeli pencere camları, renkli kadehler, şişe ve tabaklar bulunmuştur. Bu örneklerden Selçukluların cam işlerini hem elde, bununla birlikte çarkta yapmış oldukları anlaşılmaktadır. Oyma, kesme
ve perdahlama teknikleriyle, camlara desen vermişlerdir.

Osmanlı döneminden kalan örneklerden de anlaşılabileceği şeklinde cam sanatı bu devirde çok ilerlemiştir. Cam endüstrisi özellikle İstanbul’un fethinden sonra bu şehirde gelişme göstermiştir.
Araştırma sonuçları Osmanlı cam endüstrisinin İstanbul merkezli olarak geliştiğini göstermektedir. Kaynaklardan edinilen bilgilere gore İstanbul’un Eğrikapı, Eyüp, Balat, Ayvansaray, Bakırköy, Beykoz, Paşabahçe, Çubuklu ve İncir köy mevkilerinde çok farklı tekniklerde cam üretimi meydana getiren atölyelerinin bulunmuş olduğu görülmektedir.

Cumhuriyet’in kuruluşu ile Türk cam endüstrisi yeni bir yön kazanmış ve 17 Şubat 1934’te öteki cam atölyelerine çok yakın bir yerde, Paşabahçe’de, Boğazca’ın yamaçlarında Meclis’in onayıyla ilk ulusal fabrika kurulmuştur. Türkiye İş Bankası tarafından “Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.” adı ile kurulan bu fabrikayı çeşitli tarzlarda cam üretimi meydana getiren biroldukça başka şirket takip etmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir