PEŞTEMAL DOKUMACILIĞI

Tarafından | 18 Şubat 2018

Peştemal; bir arada ve aile halinde yaşamaya başlayan cinsi uzuvlarını örtmek gerekliliğini duymaları, tabiat şartlarından korunmak istemelerinden doğan ve insan düşüncesinin meydana getirdiği ilk dokumalardan yapılan, dünyanın tanıdığı en eski tekstil giyim eşyasıdır.

Bazı kaynaklara göre, aslının Fars­ ça’dan geldiği, «Püşt-mâl» telaffuz edildiği ve anlamının da arka örten şey, silinecek, hamamda belden aşağı kuşanılan veya iş yaparken elbiselerin kirlenmesini önlemek için bele bağlanan dokuma olarak geçmektedir.

Bir başka kaynakta ise, hamamda örtünmek için ve kurulanmak amacı ile kullanılan ince dokuma ve iş yaparken önlük gibi bel bağlanan örtü veya, kadınların başlarına örttükleri dokuma diye açıklanmaktadır.

Türkçe’de, «Peştemal» veya «Peştamal» telaffuz edilir. Bele bağlanan ve vücudun belden aşağı kısmını örten bez, futa-fıta ı.

Çeşitli renklerde peştamallar

Peştemal, belden aşağı, kalçaların etrafına sarılan dikdörtgen şeklinde bir dokuma parçasıdır. Dikişsiz olarak kullanılar. Açık yanı üst üste bindirilerek öne, yana veya arkaya gelecek şekilde kullanılan bu kumaş parçaları, en basit şekilde kalça üzerinde düğümlenerek kullanılır.

İlk zamanlarda birinci derecede bir örgütlenme ve giyim vasıtası olan peştemal, Türk Toplumunda özellikle Osmanlı’larda esas giyim üzerine koruyucu bir önlük şeklini almış, bir zamanlar bir ehliyet vasıtası yapılmış, saraylarda hizmet sınıfını temsil etmiştir. ilk amacına yakın hamamlarda kullanılmış bu arada bir gösteriş ve süs vasıtası da yapılmıştır. Çalışkan halkın, esnafın önünde önlük, kadınlarda ise başlarına aldıkları bir örtü olarak kullanılmıştır.

Kısaca, esnaf peştemalı, hamam peştemalı ve kadınların örtünme aracı olarak kullanılan peştemallar artık gü­nümüzde bu kullanış şekilleri içerisinde özellikle hemen hemen bütün Karadeniz yöresinde köy kadınlarının elbise üzerine bağladıkları bir giyim parçası halini almıştır. Tarlada, mutfakta, yolda, pazarda bellerine genelde enlice çizgili, kolarlı peştemallar bağlamakta, başlarına ise daha ince çizgili peştemallar örtmektedir.

Peştemalların çubuklu ve renkli dokunanlarına ve ipekten yapılanları­na «Futa» denilmektedir. Gösteriş amacı ile kullanılan futalar, kaliteleri ve değerleri zaman zaman değiştirilmiş fazla süslü olan bu dokumaların yapı­ mı uzun zaman önce bırakılmıştır. Desenlerine göre; Karabuğra, karyağdı, gülistanî, zerdûzi, renklerine göre ise siyah, bs-yaz, mavi tarçıni gibi isimler alan futaları artık sadece müzelerde görmekteyiz.

Futa peştemallar, dolaylı peştemallardır (Bele dolanarak kullanıldığı için «Dolaylı peştemal» denilmektedir). Örgüsü beş ayağı dokumadır. Günümüzde etkisi ve çözgüsü pamuk ipliği ile dokunur ve Karadeniz Bölgesinde kullanılır. Genellikle kullanılan renkler; siyah – yeşil, siyah – mor, siyah – pembe, siyah – mavi, siyah – krem, siyah – kırmızı, kırmızı – beyaz v.b. dir. Bu renkler yörede farklı yerlerde kullanılır. Kuşanılan peştemalın renklerinden hangi köy ya da kasabadan olduğunu tahmin etmek mümkündür. Bu peştemallarda açık yanın sağda, solda, arkada olması yine bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Yörede kullanılanlara futa denilmesinin nedeni desenlerinden kaynaklanmaktadır. Kullanılan renk bantlarına «tahta» denilmekte ve «tahtalı peştemal» olarak adlandırılmaktadır.

Baş Peştemallari; Yine Karadeniz yöresinde kadınların dolaylık üstüne başlarına aldıkları daha büyük ölçüde yapılan peştemallardır. Bunlar desenleri bakımından iki gruba ayrılır .

a) Büyük Peştemal; Aynen futa peştemalda olduğu gibi atkısı sık, çözgüsü seyrektir. Bu bakımdan görünü­ şe atkı rengi hakimdir. Çözgüsü tamamen lacivert olup, sadece kenarlarda kordon halinde kırmızı vardır. Bazen lacivert fondo monotonluğu bozmak için arada birkaç çözgüde boy az kullanılır. Bu beyazlıklar dışında çözgü tamamen laciverttir. Atkıda ise kırmızı veya turuncu ile lacivert kullanılır. Peştemalm bütünü büyük ölçüde bir ekose görünümündedir. Fakat atkı daha sık olduğundan atkı yönünde çizgili imiş gibi görünür. Dokuma, 120 cm. eninde, 200 cm. boyundadır.

Makaslı Peştemal (Çeşan); Dokuma tekniği bakımından çok farklı bir özellik gösteren ve tekniğinden dolayı, desenin makas ağzına benzemesi nedeni ile «Makaslı» denir. Genelde baş peştemalı olarak bilinse de bele de sarılarak kullanılır. İran’ın meşhur keşanî peştemalları ile bağlantı kurularak, yöre ağzı ile «Çeşan» da denilir. Çözgüsü atksma nazaran daha sıktır. Deseni çözgüden kaynaklanır. Bu nedenle çözgünün hazırlanması çok önemlidir.

Çözgünün Hazırlanması; Makaslı peştemal için 5 paket iplik kullanılır (1 paket 4.350 kg). Çile halindeki ipler istenilen renklerden biri ile tek renk boyanır. Boyama işi ip çile halindeyken yapılır (çoğunlukla, sarı, kırmızı ve tabii renklerdedir). Tek renk boyanan iplerin çözgü olarak kullanılacak olanı haşıl yapılarak içine batırılır. Haşılda, boyamada olduğu gibi iplikler yine çile halinde iken yapılır (1 kg. en iyi kalitedeki buğday unu 2 -3 litre ılık suda eritilerek kaynatılıp pişirilir. Boyanmamış iplerin üzerine bu sıvı dö­külür. iyice yoğrulur. İp liflerinin emmesi için.), emdirilmiş ipler bobinlere yaş olarak sarılır. Nişasta ile de haşıl yapılır. 1 paket iplik için 250 gr. nişasta ile yapılan haşıllamada iplik yaşken bobinlere sarılmaz, kuruması beklenir. Kurumaya başlayan iplerin araları el ile açılarak haşıl fazlası dökülür, daha sonra bobinlere sarılır.

İpliklerin bobinlere sarılma işi «Çahra» denilen aletle yapılır. Hazırlanmış olan bobinler, desenin renk armonisine göre «Cağ» denilen ağaç veya tel çivilere takılır (Krillere). Daha sonra senin çözgü renk raporuna göre «Cağ Tahtası» ismi verilen bir tahtaya geçirilir. Buna «Elcük» ismi de verilmektedir. Buradan alman uçlar «Makas Teli» denilen bir ipin, bir altından bir üstünden geçirilmek suretiyle çapraza alınır ve çözgü dolabına sarılır.

Çözgü ipleri bu dolaplarda «Dola­ şık» olarak isimlendirilen bir şekilde sarılır. Dolaşık bir tur demektir. Dolabın çevresi bilindiğinden hazırlanacak çözgünün kaç dolaşık olacağı hesaplanır. Yeterli boyda olunca kesilir. Yekûn çözgü telinin hazırlanması cağlardaki (Kril) bobin sayısına bağlıdır. Cağlarda kaç bobin varsa her seferde o sayıda ve istenilen boyda çözgü teli hazırlanmış olur. Kuruyuncaya kadar böylece bırakılır. Daha sonra karışmayacak şekilde birbiri üstüne açılarak alınır. Bir makaslı peştemalın çözgü boyu yaklaşık olarak 400 m. dir. Bu dokuma türünün en önemli özelliği desene göre yapılan bağlama işlemidir. Belli renklerde hazırlanmış olan düz renkli çözgülerin üzeri belli ölçülerde tüm çözgü boyunca yer yer gruplar halinde, önce tam yağlı kağıtla daha sonra bu kağıtların üzeri de boya almaması için iplerle sıkıca bağlanır. Kapatmalar yapılarak hazırlanan ipler boya banyosuna sokulur. Bu işlem çok güç ve zaman alıcı olduğundan tek renk boyama tercih edilir (bu genelde siyahtır). İyi kaliteli olanlar ise birkaç renkle boyama yapılanlardır. Dekoratif desenlerde ise açıktan koyuya doğru boyama yapılır. Boyama işlemi bittik­ten sonra çözgü renklerine göre tekrar ayrı ayrı yumak haline getirilir, istenilen desene göre taharı yapılarak tezgâha, çekilir.

Makaslı peştemal için desenlerinde görülen kaydırmalar çözgü tezgâha çekildikten sonra olur. Bunun için «Vernek» ismi verilen yardımcı köprüler kullanılır. Kaydırılacak her grup için ayrı bir vermek gerekir. Tezgâha önce düz olarak çekilen çözgü, daha sonra taban olarak bırakılacak grupların dı­şındaki ipliklerin tamamı bir vemek üzerine alınır. Bu defa, ilk kaydırma için düşünülen gruplar bu vermek üzerine bırakılır. Kalan çözgüler yine top tan bir başka vemek üzerine aktarılır. İkinci kaydırma grupları da bu ikinci vemek üzerine bırakılarak aynı şekilde .kalan çözgüler bir üçüncü vemek’e aktarılır. Böylece, istenilen kaydırmalar başlangıçta yapılan bu ayarlama ile bütün çözgü boyunca sağlanmış olur.

Makaslı peştemalm dokuma deseni de yine bezayağıdır. Diğer peştemalların aksine bunların çözgüsü atkısı­ na nazaran daha sıktır. Tekniğin özelli­ ği, desen renginin çözgüden verilmesi nedeni ile çözgünün sık tutulması gerekir. Çünkü bezayağı örgüde çözgü efektli bir görünüm ancak böyle mümkün olmaktadır.

Dokumanın ham genişliği 100 -110 cm. dir. 170 – 200 cm. lik parçalar halinde dokunur. Dokuma bittikten sonra tezgâhtan alman mala başkaca işlem uygulanmaz. Ham olarak top yapılır ve pazara sevk edilir.

Çözgüde genellikle beyaz, sarı, açık ve koyu kırmızı ve siyahın dışında, makaslı çeşan’da bu renkler pek değişmez. Atkıda ise turuncu, kırmızı veya «fesrengi» kullanılır.

Halkın bu dokumalarda, renk se­ çiminde dikkat ettiği nokta güneşte ve yıkamada solmamasıdır. Fazla canlı renkler genç kızlar ve nişanlılar tarafından tercih edilir. Evli ve yaşlılar ise kırmızı yerine «fesrengi» olanları kullanırlar.

Makaslı peştemalm her iki kenarında daha geniş kaydırmalarla meydana getirilen desenin peştemal seçiminde halk arasında ayrı bir önemi vardır. Özellikle üç vernek ile yapılan kaydırmalar sonucu meydana gelen desenin mihrap’a benzemesi nedeni ile bu tip peştemallara «Mihrap’ı» denmektedir. Dini yönden ayrı bir önem verildiğinden de böyle desenli peştemallar halk tarafından ısrarla aranmaktadır.

Bele bağlanan «Tahtalı Peştemal’m üzerine, «Mihraplı peştemal» başa örtülerek bir bütün halinde Karadeniz kadınının dış giyimini oluşturur. Bazı bölgelerde özellikle Giresun merkez ile Bulancak kazalarında «Mihrap’ı» peştemal hem kolaylık hem de baş peştamalı olarak bir takım halinde birlikte kullanılır.

Diğer yörelerdeki küçük el sanatları gibi Karadeniz’deki peştemal dokumacılığı da belirli bir sanayii kuruluşu haline gelememiş, Rize’de çaycılı­ğın, Giresun ve Trabzon ve çevresinde ise fındıkçılığın ön plâna çıkması bu karakteristik el dokumadığını ortadan kaldırmış, fabrikasyon üretime geçilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir