İRAN’IN “KALEMKÂR” BASKI SANATI

Tarafından | 11 Şubat 2019

Kalemkâr bezini süsleme sanatı 12. ve 13. Hicri yüzyılın, Safevi padişahlarının helafeti döneminde İran’da yapılmaktaydı. Günümüzde bu sanat tarihi ve sanatsal değerleriyle bilinen İsfahan şehrinde yapılmakta. Bu sanatın kalemkâr adını alması eski dönemlerde kumaşın üzerinde kalemle ve sonrasında daha konforlu bir boyama yöntemi olan ahşap kalıpların kullanımından kaynaklanıyor. Bu yöntemde önceden ahşabın üzerinde oyulmuş belli desenlerin siyah, kırmızı, sarı, mavi ve yeşil renklere boyanmasından ibaretti. Desenler ilk dönemde minyatürden gelen çiçekler ve bitkileri kapsıyordu fakat sonra Kaçar döneminde resim sanatında meydana gelen değişiklikler sonucunda geleneksel desenlerin yerini mezhebi ve dönemin epik desenlere bıraktığı görülmektedir. Kalemkâr işlemi eski zamanlarda zenginlerin ve güçlülerin giysilerini süslemekte kullanılıyordu bazen de bu desenler kumaşın örülmesinde kullanılan altın ve gümüşlerle tamamlanıyordu. Günümüzde giysiler, çantalar yatak ve masa örtülerinde kalemkârı görmek mümkündür.

Kalemkârı‘ desensiz ve sade çuval bezi ve keten kumaşlarının üzerine kalıp veya mühür kullanarak değişik desenleri resmetmek anlamına geliyor.

Henri rene’ ’Hurasandan Bahtiyari’ye’ adlı seyahatnamesinde şöyle yazıyor. Her yılİsfahan, Yezd ve kaşan şehirlerinde üretilen çok miktarda pamuklu ve ipek kumaşlar batıda ve doğuda olan diğer ülkelere ihraç edilir.

Şekil 1: Kalıp yapımı

El işi sanatı İran’daki halkların en önemli faaliyetleri sayılmakta ve onların dünya uygarlığına ettiği en değerli hizmettir. Üretimde jeofizik konumun önemini biliyoruz. Bundan dolayı bir taraftan orta Asya ve diğer taraftan Karadeniz ve Akdeniz’e ulaşabilen ve batı doğu alışverişini kaçınılmaz bir şekilde topraklarından geçiren bir İran’ın jeofizik konumu, kalemkâr kumaşının ortaya çıkmasında da unutulmaması gereken bir husustur. Özellikle Moğolların döneminde piyasaya çıkan Çin malları ile birlikte İran’da da Çin tarzı boyanmış kumaşlara yönelik talebin çoğalmasından sonra İranlı tekstilciler ve ressamlar Çin üslubu desenleri taklit etmeye başladılar. Böylece kalemkâr kumaşların İranlı sanatkârların işbirliği ile gelişti.)  ( Bu güne kadar bulunan kumaş üzerindeki boyamalar maalesef gaznevilerden sonraki dönemlere ait. Bundan dolayıdır ki araştırmacıların çoğu bu sanatın ortaya çıkışını gaznevi döneminde biliyorlar fakat yüksek olasılıkla kalemkâr kumaşların çoğalması safevi dönemine aittir. Safevi döneminde ( 16. Ve 17. Yüzyıl) el sanatları özellikler kalemkâr kumaşının üretimi yeni bir aşama kaydediyor ve böylece artık İsfahan şehri ile birlikte Yezd ve Kaşan gibi şehirlerde de üretilip dağıtılmaya ve kullanılmaya başladı.

Günümüzde kalemkâr kalıpların desenleri oldukça fazla ve değişiktir. Fakat onları genel olarak on grupta sınıflandırabiliriz.

  1. Yusuf ve Züleyha, Leyla ve Mecnun gibi âşıkların resmini içeren kalıplar.
  2. Çehel sütun, mescid-i şah ve siyosepol gibi tarihi manzaraları içeren kalıplar.
  3. Tilki ve leylek gibi öykülerin resmini içeren kalıplar.
  4. Firdevsi, Hafız ve Hayyam gibi şairlerin resmini içeren kalıplar.
  5. Tavus kuşu, fil ve deve gibi hayvanların resmini içeren kalıplar.
  6. Padişahların av ormanları gibi doğa resimlerini içeren kalıplar.
  7. Dansözler ve çalgıcıların resmini içeren kalıplar.
  8. Bitki ve çiçek resimlerini içeren kalıplar. 9. Minyatür resimler içeren kalıplar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir