YENİÇAĞ GİYİM ÖZELLİKLERİ

Tarafından | 20 Ekim 2018

Bu dönemde hoş sanatlara verilen Ehemmiyet ile yapılan sanat eserleri insan doğasının henüz iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Bu durumun giysilere de yansımasıyla moda kavramı kuralcılıktan uzaklaşmıştır.

Endüstrideki yenilikler ve artan istihsal giysilerde kullanılan kumaş ve aksesuarların çeşitlenmesini sağlamıştır. Venedik cam boncuklarıyla, Cenova kadifesiyle Meşhur olmuştur. bayan giysileri yüksek bel çizgisiyle belirginleşmiş, kısa korsajları geniş etekler tamamlamış ve dekolte henüz da derinleşmiştir. Toplumun giyime verdiği önemin artmasıyla beraber moda tasarımcılığı inkişaf göstermeye başlamıştır. Pisanello, Holbeyn ve Leonardo da Vinci bu dönemin Meşhur moda öğreticileridir.

Yeniçağ Rönesans Dönemi kıyafet Özellikleri

Rönesans 15. yy. ortalarında İtalya’da başlamıştır. Kumaş ve giysi üretiminde Mühim bir yere sahip, ekonomisi kuvvetli, sosyal Hayat ve kültür merkezi olarak da malum, ülkenin Florans’a bölgesinde doğmuştur. sonrasın da ise bütün Avrupa’ya yayılmıştır. Bu dönemde Avrupa’nın oldukça Çok yerinde sanatsal çalışmalar artmıştır. Bu sanatsal çalışmalar giysileri de etkilemiştir. Rönesans bayanları, giyime sadece modaya olan tutkuları sebebiyle İtina göstermemiş giyside Benlik bulmak için de gayret göstermişlerdir.

Bu dönemde ipek, kadife ve altın işlemeli kumaşlar kullanılmıştır. giysi formlarında ”V” yaka adına ”kare” yaka kullanılmış ve elbisenin omuz bölümü henüz Çok genişlemiştir. Kadınların giysileri bele oturan formu ile figürün natürel biçimini vurgulamıştır. (Resim 1.12)

Resim 1.12: Rönesans dönemi giysi örneği

16. yy’la gelindiğinde kıyafet, geleneklerden uzaklaşmış her fert bizzat zevkine göre giyinmeyebaşlamıştır. İtalya’nın sanat dünyasında üstünlüğü sürerken İspanyolların Amerika’yı keşfi ile birlikteAvrupa üzerindeki etkisi artmıştır. Bu Netice giyimi de etkileyerek moda çizgilerinde farklılıklara yolaçmıştır. Bu dönemde bayan silueti henüz yuvarlak bir Manzara almış elbiselerin kolları ve etekleridolgunlaşmıştır. Giysiye Varlıklı ve ağır bir Manzara katmak için nakış ve süslemeler kesif olarakkullanılmıştır.

İspanya’da moda, bizzat sosyal bilgileri içinde sert, gerici, kibirli olan Asil ve aristokratların yetkisialtında olmuştur. Aristokratların kibirli ve hoşgörüsüz Hariç görünüşü sarayın Elbise görüntüsünübelirlemiştir. Buna bağlı olarak saray kafa kısmını henüz dik gösteren mağrur ve gururlu bir görüntükazandıran yakalar ortaya çıkarmıştır.

Bu dönemde bey giyimindeki en bariz Elbise balon biçimindeki külot pantolondur. Bunların uzunve amudi yırtmaçları olup vücuda oturan yeleklerle giyilmişlerdir. Soylular, işlemeli kadifeden sadekumaşlardan yapılmış, kolların çıkması için bırakılan açıklıkları kürkle süslenmiş kısa pelerinlergiymişlerdir.

1558-1603 yılları arasında İngiltere’de Ufak kıvrık yakaların üstüne yelpaze biçiminde kırmalı vemüslinden yapılan ruff yakalar moda olmuştur. Ruff yakalarla beraber pamukla kabartılmış, şehir vücuda oturan, kolları dar, omuzları geniş ve apoletli yelekler giyilmiştir. Kadın giyiminde daha geniş olan kolalı ve yelpaze biçimli dik yakalar, bir süre sonra geniş tellerle dikleştirilerek uçları göğüste biten kalkık yakalara dönüşmüştür.

Resim 1.13: Ruff yaka örnekleri

Elizabeth Döneminde kalçayı geniş işaret etmek amacıyla eteklerin içlerine çemberler ve Dahil eteklergiyilmiş, giysi kolları ise mücevherlerle bezenmiştir. İlk ipek çorabı kraliçe I. Elizabeth giymiştir.

8. Charles Döneminde, İtalya’dan sanatçılar, yaptıkları sanat eserleriyle beraber Fransa’ya çağırılmış,böylelikle 12. Louis Döneminde Rönesans Akımı hızlanmıştır. Bu akımla beraber Fransa’da erkekgiysileri kadınlarınki gibi süslü ve gösterişli bir çözüm, durum almıştır. “Petticote” ismi verilen belden 5-10 cmaşağıya inen ve kalça üzerinde yırtmaçları olan yelekler, pilili Veyahut yırtmaçlı tulum pantolonlarlagiyilmiştir. bayan giysilerinde etekler uzun ve kuyruklu olup önü belden aşağı açıktır. Bu açıklık içetekteki işlemelerin görülmesini sağlamaktadır. İtalya’dan Fransa’ya gelin gelen Catherine De Medicine,İtalyan Modasını Fransa’ya yayarak keten Veyahut kadifeden yapılmış yakalarda dantel ve kürk kullanımınıyaygınlaştırmıştır. Bu dönemde bel inceliği Ehemmiyet kazanmış bunun için tahta korseler kullanılmıştır. Hunibiçiminde çemberler ile kalça geniş gösterilmiş, böylece “çember modası” ortaya çıkmıştır, (Resim 1.14).

Resim 1.14: Rönesans dönemi kadın giysisi

Yeniçağ Barok Dönemi Giyim Özellikleri

1580-1750 yılları arası Barok Dönemi olarak adlandırılır. Barok sözcüğü Portekizce “barocco” sözcüğünden gelip düzgün olmayan inci anlamına gelir. Barok anlayışı, klasik dönemi izleyen zamanlarda sanattaki bir biçimleme olarak görülür. Bu üslup, klasiğin sağlam, açık ve kesin hatlı formlarının gevşemesi, biçimlerin bir kompozisyon içinde erimesi ve birbiriyle kaynaşmasıdır. Bu dönem Avrupa’nın büyük merkezlerinde ve saraylarda gözde olan abartılı zevkler olarak nitelendirilmiştir (Turani, 1983). Bu yüzyılda orta sınıfın modaya ilgi göstermesiyle birlikte moda hareketleri hız kazanmıştır. 17. yüzyılda üst sınıf kendini ön plana çıkarabilmek için giyim stillerinde değişiklikler yapmıştır. Orta sınıfın üst sınıfın yaptığı her değişikliği taklit etmesi sonucu üst sınıf sürekli stilde yenilenmeler yapmak zorunda kalmıştır.

Bu dönemde elbise kolları iki yıllık bir zaman içinde yedi kez değişikliğe uğramıştır. İlk dönem bileğe kadar düğme kullanılırken bir süre sonra renkli fırfırlar ve daha sonrada kollarda dantel ve şeritler moda olmuştur (Resim 1.15.a).

Resim 1.15.a: Barok dönemi kadın giysisi

17.Yüzyıl ayrıca moda tasarımcıları için önemli bir dönem olarak nitelendirilmektedir. Önceleri kostümler sadece ev hizmetlileri tarafından yapılırken 14. Louis in de destekleriyle elbise üreticileri bir esnaf birliği oluşturmuştur. Tasarımcılar müşterilerini yeni kalıplar, parlak kumaşlar ve aksesuar kullanma konusunda ikna etmişler ve yepyeni stiller yaratma olanağı bulmuşlardır.

Barok dönem de özgün bir görünümü olan giysiler göğüs dekolteleri ile süslenmiştir. Vücudu sıkı şekilde saran korselerin sağlığa zararlı olduğunun öğrenilmesi sonucu bu akım değişmiş ve bel hattında biten kısa ipek ceketler kullanılmaya başlanmıştır. Kadın ve erkek ceketlerinin belden kalçaya kadar olan bölümleri dörtgen biçimli parçalardan oluşmuştur.

Yüzyılın ortalarına doğru kadınlar busk adı verilen metal, ahşap ve fildişinden yapılan korseler kullanmışlardır. Giysi kolları kısalmış ve dantellerle süslenmiştir.

Barok dönemde etekler genişlemiş, önde açıklık bırakılarak alta giyilen ince dantel işlemeyle zenginleştirilmiş petticote’lar kullanmışlardır.

Kullanılan kostümlerin etekleri yanlardan toplanarak yürümeyi kolaylaştırmış, truvakar kol stili dirseklere kadar olan kollar, dantel volanlarla zenginleştirilmiştir. Bu tarz volanlara engagement adı verilmiştir. Bel aşırı şekilde dar ve önde bel çizgisi sivrilerek son bulmuştur.

16. yüzyıl Rönesans Döneminde kullanılan balon biçimli külot pantolonlar, bu dönemde dize kadar kısalıp kenarları işlemeler, şeritler ve kurdelelerle süslenmiştir. Bir süre sonra külot pantolonlar değişerek Avrupa’da pantoloni ismini almış, bu isim dönemin başarılı ve ünlü Venedik’li aktör Pantolon’dan kaynaklanmıştır Bu dönemde Paris moda merkezi olmuş, Versailles Saray’ı modanın öncülüğünü yapmıştır. Saraylı kadınlar bir süre sonra eteklerde kullanılan çemberi bırakarak yerine üç eteği üst üste giymeye başlamışlardır. İlk etek ağır, beyaz pamuklu kumaşlardan yapılmış, bu etek üzerine falbalas adı verilen volanlı bir etek giyilmiş, en üstte ise önde önlüğe benzer parçalı, arkada katlar oluşturan bir başka etek giyilmiştir(Resim 1.15.b).

Resim 1.15.b: Barok dönemi kadın giysisi

Yeniçağ Rokoko Dönemi Giyim Özellikleri

Rokoko Döneminde, moda renk ve çizgi ile ilgili yeni düşünceler ortaya çıkmıştır. Bu dönemde asimetrik çizgiler, ince detaylar göze çarpmaktadır. Kadın ve erkek giyiminde en yaygın olarak; saten, atlas ve brokar kumaş kullanılmıştır. Yaygın olarak kullanılan “apron” adı verilen önlük, çok ince işlemeli olup, giysileri süslemede kullanılmıştır.

Konik etek, dönemin en çarpıcı giysilerinden birisi olmuştur. Krinolin etek olarak da bilinen bu etekler önceleri dairesel, daha sonra oval olarak, kemik veya metal çemberlerle takviye edilerek kabartılmıştır. Kadın giysilerinde dessours adı verilen iç giysi ile birlikte, paniers adı verilen ve kalçaları yüksek göstermeye yarayan balina kemiklerinden yapılmış kafesler kullanılmıştır (Resim 1.16).

Resim 1.16: Metal Çember

Bu dönemde beli ince göstermek için kullanılan korseler geliştirilmiştir. Korseler, statü sembolü olarak gösterilmiştir. Kaburgalara zarar verdiği için saten, ipek ve brokardan yapılmıştır.

Caraco giysi

Rokoko tarzının son dönemlerinde kadın giyiminde danteller, işlemeler ve etek kafesleri yaygın olarak kullanılmıştır. 1780’li yıllarda Marie Antoniette, İspanyol modasından etkilenmiş, caraco adı verilen, önü arkasına oranla daha dolgun ve dantellerle süslenen bir tür ceket kullanılmıştır. Zamanla İngiliz modası Fransız çizgilerini sadeleştirmeyi denemiş ve sonuç olarak küçük bir ceketle birlikte giyilen etekten oluşan İngiliz Robu ortaya çıkmıştır.

İngiliz Robu bazen karşıt renklerde de olsa her zaman beyaz dantellerle süslenmiştir. Erkekler bu dönemde süslü ve ayrıntılı pelerinler, yelekler giymişlerdir. Gömleğin bir bölümünü oluşturan kravatlar, büzgülü dantellerden yapılıp boyunda katlı olarak bağlanmıştır. Pantolonlar daralmış ve boyu dize kadar uzanmıştır. Erkekler 1750’lerden sonra kadın giyiminden esinlenerek redingotlarına pililer eklemişlerdir (Resim 1.17)

Resim 1.17: Redingot örnekleri

18 yüzyılda erkek giyiminde, kadın giyiminde olduğu gibi zengin süslemeler yer almış farbala, kurdele ve dantel çok kullanılmıştır. Uzun ceket ve yeleklerin altına çorap ve külot pantolon giymişlerdir. 1750’den sonra ceketlerin önü kısalmaya başlamıştır. Bel hizasına kadar olan ceketlerin ön kısmı sıkıca iliklenmiştir. Yüzyılın başlarında yakasız olan ceket modelleri 1760’tan sonra yaka formları boyuna doğru yükselerek farklı modeller ortaya çıkmıştır. Diz hizasında olan pantolon beyaz çorapla birlikte giyilmiştir. Bu dönemin sonlarında erkek giyimi daha basit bir şekil almış dantel ve farba daha az kullanılmıştır.

Bu dönem de giysiyi tamamlayan en önemli aksesuarlardan biri peruk olmuştur. 1730’larda genç erkekler, arkasında bir örgüsü olan peruk kullanmıştır. Bazen de saçlarını arkada siyah bir torba içinde toplamıştır. 1750’lere kadar yaşlı erkekler uzun lüleli peruk takmıştır (Resim 1.18).

Erkek eğer peruk takmıyorsa, peruk gibi görünmesi için saçını pudralamıştır. 1789 Fransız Devrimi’nden sonra giyimdeki abartı yerini sade çizgilere bırakmış, erkekler kısa ceket, uzun pantolon, kırmızı boyun atkısı ve bere kullanırken, kadınlar desteksiz uzun etekler giyerek saçlarını omuzlarına bırakmış, kırmızı rozetli çan biçiminde şapkalar giymişlerdir.

Resim 1.18: Peruk örnekler

1790’lardan sonra erkekler İngiliz tarzında frak giymiştir. Baston, şemsiye, eldiven ve opera dürbünü dönemin en çok kullanılan aksesuarları arasında yer almıştır. Yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da kadın ve erkek giyiminde sadelik hakim olmaya başlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir