DİYABETİK AYAKKABI HAKKINDA BİLGİLER

diyabetik ayakkabi
Tarafından | 31 Aralık 2021

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre 1980 sonrasında obetize oranı ikiye katlanmıştır. Diyabetli hastaların yaklaşık %20‟si hastalıkları süresince alt ekstremitede diyabetik ayak ülseri gelişimine maruz kalırlar.

Diyabetik ayağın belirtileri; ayakta kızarıklık, sık görülen iyileşmeyen yaralar ve ülserlerdir. Diyabetik ayak enfeksiyonu genellikle yüzeysel enfeksiyon olarak başlar, ancak tedavi edilmezse kolaylıkla subkutanöz dokulara ilerleyerek kas, tendon, kemik ve eklemleri etkileyebilir. Septik gangrene ve alt ekstremite ampütasyonuna neden olabilir.

Diyabetik ayak hastalığının en korkulan komplikasyonu, genel popülâsyona göre diyabetli hastalarda 10-30 kat daha fazla görülen ampütasyondur. Travmatik olmayan ampütasyonların %80‟inden fazlasını diyabet oluşturur, bunun %85‟inde ise ayak ülserleri.

Uzun süre yüksek kan şekerine maruziyet, özellikle ayaklarda bulunan sinirlerde ve damarlarda harabiyete neden olur. Bu şekilde, diyabet hastalarının ayaklarında ağrı duyumu azalır ve hasta yaralanmaların farkına varamaz. Küçük ve büyük damarların hasarı sonucunda ayağa giden kan akımı azalır. Ayakta oluşacak her türlü yara ülserleşir, çok geç iyileşir veya hiç iyileşemez. Ayak problemlerinin erken tanı ve tedavisi, gelecekteki ayak ülseri riskini azaltacaktır.

Ayrıca dünya sağlık örgütü diyabetli hastalardaki ayak ve bacak ampütasyonu oranının, düşük maliyet ve teknoloji ile çözülebileceğini söylemiştir. Bunun da yolunun, ayağın ayakkabıya girmeden alıştırılması, çıplak ayakla yürümemek, ayağa uyumlu konforlu bir ayakkabı giymek, alt uzuvlarda deri ve tırnak bakımını düzenli olarak gerçekleştirmek ve ayağı temiz tutmak olduğunu.

Diyabetik ayak oluşumunda predispozan faktörler olarak uygunsuz ayakkabı kullanımı vurgulanmıştır. Bu sebeple diyabet hastalarının ayakkabı kullanımından önce ayakkabının seçimine özen göstermesi gerektiği gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Çünkü ayakkabının ülser gelişimini önlemede büyük rol oynadığı ve özel ayakkabının tedavi için önemli olduğu belirtilmektedir.

Diyabet Ayakkabısı Nasıl Olmalıdır?

  • Diyabetik ayakkabı, sağlam, kaliteli malzemeden üretilmiş, derin yapılı, biraz uzun ve geniş yapılı ancak ayağın içinde gezmeyeceği kadar kavrayıcı olmalıdır. Sıkı ayakkabı sıktığı yerden vurur ve yara açılır. Çok gevşek ayakkabıda da ayak ayakkabı içinde gezer, sürtünür ve yara açılır. Bu denge çok önemlidir. Derin yapı özellikle tabanlık eklenmesi gereken durumlar için önemlidir.
  • Ayakkabı en uzun parmaktan yaklaşık 1-1,5 santim daha uzun olmalıdır. Ayakkabı çorapla birlikte giyildikten, bağlandıktan sonra ayakta dururken kontrol edilmeli ve uç kısmında mutlaka boşluk olmalıdır. Parmak ayakkabının burnuna değiyorsa bu ayakkabı uygun değildir.
  • Ayakkabının parmak kısmı yüksek yapılı ve geniş olmalıdır. Böylece ayakkabı parmakların üstüne sürtünmez. Sivri burun ya da yassı burun ayakkabı uygun değildir.
  • Ayakkabının burnu çok ince ve yumuşak olmamalı, çarpmalarda ayağın zarar görmesini önleyecek güçte olmalıdır.
  • Parmak köklerinde ne iç ne de dış yanda ayakkabı sıkmamalıdır. Bu kısımlarda yeterli boşluk olmalıdır. Ancak bu boşluk yürürken parmak köklerini sağa sola gezdirecek kadar da olmamalıdır.
  • Ayakkabı iç yüzü ve astarı dikişsiz olmalıdır. Ufacık bir çıkıntı bile ayakta yara açabilir veya sürekli temas ettiği yerde nasır oluşturabilir.
  • Ayakkabı derisi yumuşak gerçek deriden imal edilmelidir. Böylece ayakkabı esneyebilir, nefes alabilir, terletmez, tahriş etmez.
  • Ayakkabının dış tabanı batıcı cisimleri engelleyecek güçte ve hastanın kayıp düşmesini engellemek için kaymaz yapıda olmalıdır.
  • Ayakkabının iç tabanı ayağa gelen basıncı dağıtacak yumuşaklıkta ve yapıda olmalıdır.
  • Ayakkabının topuğu saran kısmı güçlü yapıda desteklenmiş olmalıdır.
  • Bilek kısmı yumuşak ve esnek bir destek yapıyla çevrelenmelidir.
  • Ayakkabının dili geniş, yumuşak bir petle desteklenmiş ve ayakkabı içine kaçmayacak biçimde imal edilmiş olmalıdır.
  • Sivri burun, yüksek topuklu ayakkabı kesinlikle uygun değildir. Topuk yüksekliği 3 cm’den daha fazla olmamalıdır. Yüksek topuk, yükün parmak kısımlara aktarılmasına yol açar.
  • Ayakkabı ayağın kolay girmesi ve tam olarak ayarlanabilmesi için bağcıklı olmalıdır. Özellikle yaşlı hastalarda bağcıkları bağlamak bir sorun oluyorsa bunun yerine cırt cırtlı ayakkabı da olabilir. Ancak bağsız ayakkabı kullanılmamalıdır. Bağcıklar veya cırt cırt ne çok sıkılmalı ne de gevşek bırakılmalıdır.
  • Ayakkabı çorapsız giyilmemelidir. Çorap her gün değiştirilmeli, temiz ve kuru olmalı, yırtığı, söküğü, dikişi, kırışığı bulunmamalıdır. Beyaz renk kanama ve akıntıyı gösterdiği için pamuk çoraplar yazın teri emdiği için tercih edilmelidir. Parmakları sıkmaması için çorapların parmak kısmı sivri olmamalı, köşeli tip olmalıdır. Boyun kısmı sıkan lastikli tip çoraplar uygun değildir.
  • Son olarak ayakkabı mümkün olduğu kadar hafif olmalıdır. Ağır ayakkabılar takılıp düşmeye yol açarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.