MODA TASARIMI VE MÜZİK

MODA
Tarafından | 18 Şubat 2022

Müzik türlerinin stillerinde; alt kültürlerin (punk, gotik, hippi, grunge, hiphop…) görünümlerinde müzik ve modanın etkileştiği şüphesiz ki doğrudur. Bu etkileşime dair literatür taraması yapıldığında karşımıza ilk olarak müzik türlerinin görünümlerine dayanan veriler çıkarken, Bölüm 1’de 4 bahsi geçen “disiplinlerarasılık” ya da sanat alanına indirgenmiş “sanatlararasılık” terimleriyle ilişki kurulan etkileşimlerle açıklanmıştır.

Yirminci yüzyıl boyunca müzik türleri ve bu türlerin her birini temsil eden moda stilleri çeşitlenmeye başlamıştır. Moda stilleri başlangıçta müzik türünü ifade etmek için bir mekanizma olarak kabul edilse de kısa süre sonra belirli müziği açıklama ve sunmada ciddi bir unsur haline gelmiştir. Şarkılar, müzikte beğenileri etkin biçimde tanımlayacak yollar ararken, moda; müzik ifadesi için en etkili ve yaygın olarak kullanılan medya olmuştur. Müzik ve moda birlikte “duyu makinesi” dir. Bu iki sanat dalı dünyada duygu ve yaşam biçimidir, mekân ve kimlikler inşa eden dillerdir.

moda

Moda ve müziğin güçlü sosyal bir etkisi olup, kültürel rolleri ve beklentileri düzenleyerek yansıtırlar. Giyim ve müziğin etkileşimi özellikle genç nesillerde kimlik oluşturmalarına yardımcı olurken; zamanla belirli bir ideolojiye bağlanarak alt kültürler oluşmaktadır. Moda, bireyi sosyal bir bağlama sokmada; müzik ise kendini ritimlerle ve seslerle ifadelendirmede her ikisi de sosyal uygulama hususunda dil niteliği taşımaktadır. Müzik temel olarak düşünüldüğünde; moda, sesi belirli bir yaşam tarzı ve davranışla birleştirir. Müzik ve moda endüstrilerinin yaratıcılıklarının, aktarılan duygu ile yakından ilişkilidir. Öyle ki bir plak şirketi başkanı Lynch müzik ve modayı “yaşam tarzı endüstrisi” diyerek aynı çatı altına toplamıştır. Ayrıca Londra Moda Koleji Başkanı Frances Corner ise müzisyenlere “modayı, yaşam tarzını ve kimliği birleştirme gücü […]” nü atfetmektedir. Aynı zamanda moda üreticisi Katie Baron müzik ve modayı “yaratıcı ifadenin ikiz temsilcisi” diyerek yaratıcılık noktasında bir tutmuştur.

Valentino’nun “Couture is Music” isimli videosunda, elbiselerin şarkının sözleri gibi olduğundan; film, müzik gibi hareket ettiğinden söz edilmektedir. Elbiseler sadece görünenleri değil aynı zamanda ne hissedildiğini de söylemektedir. Kıyafetler ruh halini değiştirebilir ve sizi daha güçlü yapabilmektedir. Ayrıca bu videonun açıklamasında da atölyenin eserinin müzik gibi olduğu, bazen karmaşık, çok klasik bir partisyon bazen ise caz gibi doğaçlama, bağımsız olduğu söz edilmektedir. Moda sektöründe Haute Couture’dan bahsederek onun gücü ve albenisinin ses gibi ya da sirenlerin şarkısı gibi herkesi yakalayan bir melodi olduğundan da bahsedilmektedir.

Moda tasarımı ve müzik arasında sanatlararası etkileşimde müziğin; müzikal değerleri biçimlenmiş, icra eden sanatçılarının stilleri veya hayatları ilham olmuş, opera, caz, rock gibi müzik türlerinin bazen eserlerinin çağrıştırdığı görünümler, bazen ise bu türlerin enstrümanları giysi tasarımlarında dışavurum aracı olmaya yetmiştir. Bu yeni yaratımlardan farklı olarak, giysi tasarımının teknolojik görünümlerden beslendiği de görülmektedir. Bazen bir ihtiyaca hizmet eden, bazense bireye yeni deneyimler kazandıran bu teknolojik beslenmelerde giysilere bambaşka hacimsel boyutlar kazandırılmıştır. Ayrıca moda pazarlanması yönünde düzenlenen defileler ve vitrin tasarımlarında da müzikten alıntılanan çeşitli unsurlara rastlanırken, bunlar alıcının dikkatini çekmek ve tüketime destek sağlamak amacıyla bir kurgu nesnesi halini almaktadır.

Moda Tasarımında Müziğin Somut Unsurları

Müziğin nota, porte, sol anahtarı, enstrüman vb. kavramlar gibi temel unsurları bulunurken, modanın da tekstil yüzey, dokuma, kalıp, kesim, dikim, baskı, nakış vb. temel teknik unsurları vardır. Müziğin biçim ve içeriğinden beslenen moda tasarımcıları, biçimsel yönden bu unsurları ele alarak kendi biçim dilleriyle harmanlayıp yeni bir biçim, ifade, görüntü elde etmeyi amaçlamışlardır. Müziğin bu unsurları moda tasarımının bazen bahsedilen teknik unsurlarıyla bazense “giyilebilir sanat” kavramından destek alarak malzeme özgürlüğüyle sınırsızlaştırılmıştır. Müziğin bu temel unsurları giysi görünümlerinde yaka detayından, paça detayına kadar giysi ve aksesuarın her noktasında kullanılmıştır. Enstrümanlar üç boyutlu aksesuarlara; nota defterleri şapkalara; notalar elbise, gömlek, pantolon… tüm giysi parçalarına dönüşmesi gibi sayılabilecek pek çok görünür veya görünmez örneklerle görülebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.